Suriye’deki Alevi Katliamına Tepki

Celal Fırat’tan Suriye’deki Alevi Katliamına Tepki: Bu Saldırılar, Tarihsel ve Yapısal Bir Nefretin Sonucudur
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırılara dair yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananları tarih boyunca sistematik biçimde biriktirilen inanç temelli nefretin ve dışlayıcı politikaların sonucu olarak değerlendirdi.
(Haber Masası) – Fırat, saldırıların yalnızca Suriye’deki Alevileri değil, tüm Alevi halkının ortak hafızasını hedef aldığını vurguladı.
Tarih Boyunca Biriktirilen Nefretin Kanlı Sonucu
Celal Fırat, Suriye’de yaşanan Alevi katliamının, Alevilere yönelik aşağılayıcı, dışlayıcı ve düşmanlaştırıcı söylem pratiklerinin doğrudan sonucu olduğunu belirterek, bu saldırıların tarih boyunca sistematik olarak biriktirilmiş inanç temelli nefretin ürünü olduğunu ifade etti.
Yaşananların yeni olmadığını vurgulayan Fırat, Alevi toplumunun hafızasında derin izler bırakan Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarını hatırlatarak, zorunlu göçler, sürgünler, asimilasyon politikaları ve eşitsiz yurttaşlık uygulamalarının bu sistematik dışlanmışlığın temelini oluşturduğunu dile getirdi.
Alevi Toplumuna Yönelik Yapısal Bir Nefret Politikası
Fırat, günümüzde de devam eden bu tür saldırıların, bütün olarak Alevi toplumuna yönelmiş yapısal bir nefretin tarihsel tanımı olduğunu belirtti. Alevilere yönelik nefret söyleminin yalnızca bir inanç grubunu hedef almadığını, aynı zamanda toplumsal barışı, halkların bir arada yaşama iradesini ve demokratik geleceği de tehdit ettiğini vurguladı.
Toplumsal Barış Hakikatle Yüzleşmeden Sağlanamaz
Barışın yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, aynı zamanda toplumsal belleğin onarılması, hakikatin görünür kılınması, karşılıklı güvenin güçlendirilmesi ve farklı inanç grupları arasında adil ve eşit ilişkilerin kurulmasıyla mümkün olacağını belirten Fırat, Suriye’de yaşanan katliamın Alevi toplumunun hafızasında zaten canlı olan yaraları yeniden kanattığını ifade etti.
Fırat ayrıca, bu saldırıların hakikatle yüzleşmenin ve kalıcı toplumsal barışın aciliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Kalıcı Barış Adalet Ve Eşitlikle Mümkündür
Alevi toplumunun tarihsel deneyiminin açık olduğunu vurgulayan Celal Fırat, Türkiye’de kalıcı barışın ancak adalet, eşitlik, tanınma ve hakikatle yüzleşme süreçleri samimiyetle işletildiği takdirde mümkün olabileceğini ifade etti.
Nefrete Boyun Eğmeyeceğiz, Barışı Savunacağız
Fırat açıklamasının sonunda, her coğrafyada Alevilere yönelik nefrete karşı durmaya, barış, adalet ve insanlık değerlerini savunmaya devam edeceklerini belirterek şu mesajı verdi: Ne kendi hakikatimizden vazgeçeriz ne de dayatılan nefret ve insanlık dışı yaklaşımlara rıza gösteririz. Yetmiş iki millet ile özgürlük temelinde, kardeşlik ve barışı inşa edeceğiz. (yoltv.com)






